www.iclalaydinfan.com

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  

Haberler:

Gönderen Konu: Çiçeklerin kanı  (Okunma sayısı 64 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı DєMєT

  • !!!...::: SiYaH iNCiM :::...!!!
  • Site Yöneticisi
  • İclal Aydın Sevdalısı
  • *****
  • İleti: 10.301
  • Karma: 32
  • Cinsiyet: Bayan
  • ~~19 / 04 / 2009 ~~ İZMİR
    • ~ GaMZeLiM ~
Çiçeklerin kanı
« : Mart 10, 2010, 11:44:01 ÖÖ »
Gündeminyoğun, karışık ve aslında her zamankinden farksız olduğu bugünlerdeyazmaktan çok okumaya akıyor gönlüm. (Üstelik buna rağmen birkaç haftaiçinde yeni kitap raflardaki yerini alacak... Nasıl oldu bilmiyorum amaoldu...)

Evden neredeyse hiç çıkmadan sadece haberkanallarından bir cehennem yaratabilirim kendime. “Kâğıt parçası”nınbelgeye dönüşmesinden, Türkiye’deki uyuşturucu trafiğinden, adilolmayan yargılama ve gözaltı süreçlerinden, köşe yazarlarının çeşitliköşelerde kümelenmesinden, “öyle değildir” denilenlerin “öyle olduğuna”dair delliler bulunmasından, medya ve siyaset dalaşından... Bütünbunlardan bir cehennem bir yaratabilirim...

Ama o cehenneme girmek istemiyorum...

***


Çoklodos alan bir koyun tepesinde oturuyorum. Şiddetli yağmur ve rüzgârbalkonumdaki mevsimsiz, mevsimlik çiçeklerin çoğunu öldürdü.

Bir tek cılız boyunlu menekşeler direndi.

Şaşırtıcı ama bir tek onlar dayandı.

Arada bir yüzünü gösteren güneşe ben de yüzümü vermek için balkona çıktığımda gördüm. Hayran oldum...

Sonra okumakta olduğum romanıma döndüm.

***


“(...)‘Senin yaşlarındayken’ diye başladı söze, ‘Şiraz’da anlatılan ve beniderinden etkileyen bir hikâye öğrenmiştim. Bu hikâye, bundan iki yüzyılkadar önce, topallaya topallaya İsfahan’a kadar gelip, bu kentinhalkına, ya kendisine teslim olmalarını, ya da onları bire kadarkıracağını bildiren Moğol fatihi Timurlenk’le ilgili bir hikâyeydi. Ozaman İsfahan halkı, Timurlenk’in demir yumruğuna karşı ayağa kalkmışve isyan etmiş. Ancak bu isyanın arkadasında, kentin sahip olduğu çokküçük bir askeri güç varmış. Timurlenk askerlerine saldırı emrivererek, tam elli bin İsfahanlı’yı kılıçtan geçirtmiş. Şehirde kurtulanve hayatta kalan tek bir gurup kalmış; halı dokumacıları. Timurlenkonlara dokunulmamasını emretmiş çünkü çok değerli olduklarınainanıyormuş. Böylesine korkunç bir tecrübeye şahit olduktan sonra, halıdokumacılarının desenlerinde ölümü, yıkımı ve yağmayı, kısacası kaosumu işlediklerini düşünüyorsun?’

‘Hayır’ diye yanıtladım, yumuşak bir sesle.

‘Asla.Hiç bir zaman,’ diye onayladı Gostaham, sesini yükselterek. ‘Tekdeğişiklik, tasarımcıların yarattığı imajlarda daha mükemmel birgüzelliğin gelişmesi olmuş. Biz halı yaratıcılarının, dünya üzerindekikötülükleri protesto ediş biçimi işte bu olmalıdır. Baskıya, acıçekmeye ve mutsuzluğa karşı tepkimizi, güzeliğin yüzünü dünyayahatırlatarak ve böylece insanların doğruluğa yönlendirmeye hizmetederek gösteririz. Bütün halı yapanlar şunu bilir ki, güzellik, enetkili sağaltıcı şuruptur. Ama uyumlu birlik olamadan, güzellikyaratılmaz. Şimdi anlıyor musun?’(...)”

***


Hikâyeler,cılız çiçekler, küçük şeyler... Bazen koca bir hayatın kendisi etmezmi? Lodosta boynunu bükmeyen çiçeklerim, haber kanallarından dahagerçek geliyor bana...

Okuduğum güzel İran romanının adı

“Çiçeklerin Kanı”.

Yazarı Anita Amirrezvani...




 

Bu sayfa 0.09 saniyede 21 sorgu ile oluşturulmuştur